Recai Güllapdan.net

Bendeki bu dürbünî nazarlar...

Aziz kaarilerim, muhterem muhiblerim, kıymetdar dâvâ ve silah refiyklerim, bakınız kaç günden beridir fitbol federasyonu olacak müessese, milli fitbol takımımızın başına geçip işleri deruhte edecek bir babayiğit aramakta ise de bulamamaktadır. Yazıktır, teessüf edeyorum.

Alenen şuracıkta zaruri bir tavzihte bulunmak isterim efendiler; ben şahsan bizzat kendim olaraktan bu yaştan sonra eşortman telebbüs edüben çayıra çıkub el kadar sabiilere idman yaptıracak değilimdir, binaenaleyh bu vadide birtakım gizli emeller besleyen muhitlerin nazar-ı dikkatini celbederim: Evet, vakıa istese idim bu vaziyfeyi bizzat üzerime alarak, en azından bundan evvelki fitbol hocasının kaydetmiş olduğu “pek azîm ve cesîm muzaffeyitler”den pek daha âlâsını şeksiz-şüphesiz kaydeder idim, fekat, “Recai Bey'in gözü, bu mezkûr şahsın aldığı meaşda imiş” dedirtmem. Bu işlerde para ile muvaffak olunur idi ise, netekim o şahıs muvaffak olurdu. Parayla olmaz, tecribe ile, vukûf ile, hattâ zaman ü zemînine göre iycâbında ilhâm ile olur. Deyeceksiniz ki, “A efendim, zaten bi evsaf sizde doğuştan iktisâb olunmuş hasletler cümlesinden değil midir?” Belî efendiler, öyledir. Ben bakınız bizzat bu zekâ ile fetânetim ile istese idim bakınız, değil fitbol takımlarına idman yaptırmak, teyyare mühendisliği veyâ kim buzdolabı tâmiri gibi gaayet ince fenler ve hünerler iycab ettiren bıranşlarda dahi pek sehil bir sûrette zaferlerden zaferlere seğirtir idim idi bilhassa!

İstemem efendiler, istemem; bilahire mazarratını ben çekeyorum; zirâ nazar değiyor! Nazar menhûs bir şeydir; üzerime oğrasın istemem.

Velâkin bakınız, şimdilerde müstafi vaziyetindeki şahıs, milli takıma vaziyet ettiği demlerde atfen ağzını açuben öyle bir toz kaldırayor ki duyan da harman yerine helikopter ineyor zanneder. Böyle bir takım yerinmeler, milleti kendine acındırmalar, ardından başa kakmalar, takazalar, “Ben olmasa idim, sizin burnunuz yerden kalkmaz idi; her gelenden üç beş yeyip yan üstü yatayor idinizdi. Benim sâyemde muvaffakiyetlere alıştınız. Şimdi giderim, lakin yakında yeniden gelmem mukadderdir... estektir... köstektir...”

Ayıptır aziz muhiblerim; bakınızdır, bu şahsın tesviyeye oğramamış gururu, kibiri kendini yeyip tüketmekte, bünyesini zaafa oğratmaktadır. Bir vaziyfeyi istifâen terkeden kişi, şapkasını cekedini alır, ardına bakmadan çekip evine gider; halbusa bu hem gidiyor, hem de “yenilen pehlivan güleşe doymazmış” fehvasınca sağa-sola lâf çatarak kibirinin kabaran tüylerini yatıştırayor.

Netekim aziz dostum Konduracı Faruk, bu hadiseler üzerine, “Recai Bey, lutfen tok gönüllü davranmayınız; bu bir milli mes'eledir. Mesuliyetten içtinab etmemek gerekir. Siz bu takımın hocası olunuz; ben dahi bu çocukların yiyeceğine-içeceğine müdahil olur, her birini tosun gibi besleyerek idman tutmalarına muavenet ederim. Parası pulu eksik olsun. Yeter ki şu adam, yerime adam bulamayorlar diye şişinip gezmesin” diye çok ricâlarda bulundu ise de kat'iyyen kararımdan vazgeçmiş değilim. Niyçün, çünkü, siz bilmezsiniz, bakınız ben ters adamımdır şahsan. Sözümü dinleyemeyen, aylaklık, sergerdelik eden fitbolcuyu ilk ikazdan sonra cin çarpmışa çevirmek isterim, fekat bunlar yeni terbiye nazariyeleri el bebek, gül bebek yetiştirilmiş çıtkırıldım hanım evlâtlarıdır; üstelik her biri haddinden fazla genç yaşta zengin olmuş çocuklardır, dayanamazlar; etraflarında kuzgun gibi gezen kazatacılara beni çekiştürüben ağlayup sızlanırlar; e, bu defa kazatacıları da aynı tarz üzre imlâya getirmekliğim iycab edince tatsızlık çıkar. Valide-muhalefet mevkiindeki siyasi liyder çıkub, “Bu falakacı fitbol hocası, siporumuzu yüz sene geriye getirmek mi isteyor? Nedir bu Sultan Abdülaziz devrinde miyiz yahu” diye soğda solda alıştığı tarz üzre güf u gû ider, canım sıkılır; bu defa aynı muameleyi âna dahi revâ görsem melmekette siyasi buhrana sebebiyet vermiş olurum ki, attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmeyecektir.

El zannediyor ki şudur budur: Efendiler, bende bu dürbünî nazarlar olmasa idi, milli takımın dizginlerini çoktan elimde desteledim idi fekat eksik olsun.

Fitbol esasen basit bir oyundur efendiler; onu câhil cühelâ karmaşık hale getireyor. Bu lâfı bir kenara yazınız, bir gün lâzım olur netekim.

Recai Güllapdan, Kitap Zamanı, 2 Ocak 2009, Pazartesi

Bütün YazılarÖnceki YazıWord Dosyası Olarak İndir
Bu Yazıdan Önceki Son 10 Yazı
Başlık Tarih Mecmua
İlm-ü irfan kumkumalarına kitab okumak farz değildür fekat... 5 Ekim 2009 Kitap Zamanı
İrfan Bey Dirabizon'da beni hufyeten takiyb mi edeyordu? 1 Haziran 2009 Kitap Zamanı
Esrarengiz bir gece yarısı ziyareti 4 Mayıs 2009 Kitap Zamanı
Neyçün muhtarlığa namzed olmadığım beyanındadur 6 Nisan 2009 Kitap Zamanı
Biz Türkler şikemperest bir millet miyizdir? 2 Mart 2009 Kitap Zamanı
Nâzım Hikmet'in afvı ve Ali Kemâl meselesine dair 2 Şubat 2009 Kitap Zamanı
Bangir Burhaneddin Bey'in siyasi sergüzeşti 5 Ocak 2009 Kitap Zamanı
Tevazu'da şiddetle sebat ediniz ki meşhur olasınız! 1 Aralık 2008 Kitap Zamanı
Rahmetli de tavla atar mıydı? 3 Kasım 2008 Kitap Zamanı
Ergenekon'un aslını esasını ifşa edeyorum! 6 Ekim 2008 Kitap Zamanı
Arama - Bütün yazılarda arama yapayım
:
Muhbir - Yazı eklendiğinde haberim olsun
:
Valid XHTML 1.0 StrictValid CSS!Opera Friendly!Firefox Friendly!Netscape Friendly!Internet Explorer Friendly!Valid RSS 2.0