Evet, eyi tahmin ettiniz ey azizler; bu haftaki mekaalemin mevzuu betahsis fitbol olacaktır.
"Lâkin efendim, siz geçen haftadan çıtlattı idiniz" deyu kendinize vesvese etmeyiniz; ben şahsan bizzat kendim olaraktan aziz kaarilerimin fetânetinden kat'iyyen şüphe etmemiştimdir bilakis.
Zeman kazatasının muharrirler içtimaını İsmail Reis'in takasında çımacı sûretine bürünerek istihbar ettikten bâ'de, "hazır buracıklara kadar zahmet etmiş iken şanlı Cim Bom fitbol hey'etinin bir müsabakasını seyr idelim idi" fikri, kendi şahsımdan değil fekat İslâmbol'daki mihmandarım ve İrfan Beğ ile yegâne fasl–ı müştereğimiz mevkiindeki da'va vekili Receb Bey'den bir niyaz tarzında südûr edicek garibin hâtırını şikesti gönlüm elvermedi. Esasen birazıcık ben dahi istiyor idim. Bahusus Arslan Galatasaray ile Tirabzonsipor beyninde cereyan edecek olan fitbol müsabakasında Haci Bey'in son resmi maçını idrak edecek olması, mes'eleye tarihî bir buut vereyor idi. "İşim var gücüm var; mesail–i mühimme–i melmeket ile meşgulüm, öyle avur–zavur işlerle iştigaal idecek zeman değildür felan fıstık" gibisinden türrehâta tevessül etmeden "pekey" deyiverdim idi.
Receb Bey filvâki, "Recai Bey, size esâsen mâlumdur; hamama girer iken peştemal kuşanılır, güleşmek içün kisbet lazımdır; fitbol müsabakasına gitmenin ise kendine mahsus bir tarz–ı telebbüsü vardır; tenezzül buyursanız da kıyafetimizi bu tarz üzre biraz tebdil eylesek" deyince, "oldu olacak, kırıldı nacak" kavliyle ona da pekey demiş bulundum. Efendim evvelâ Mecidiyeköy mevkiinde kain Ali Sami Yen istadyumu civarındaki kaldırımlara serilmiş bulunan Bezzaz pazarından birer adet Cim Bom serpuşu tedariyk eyleyüb kafamıza geçirdik. Hemen akabinde birer adet dahi Cim Bom boyunbağı iştirâ edüb enselerimize dolayaraktan uçlarını göküslerimize doğru salıverdik. Receb Bey şu fakiyre şöyle bir baktıktan sonra, "olmadı" makamında başını salladıktan sonra birer tane de orta kuturda Sarı–kırmızılı filama satun alarak birini elime tutuşturunca manzara temam oldu.
"Âdettendir efendim, aksi takdirde kat'iyyen müsabakadan haz alamazsınız" ihtarıyla heman oracıkta dumanlarını tütüte tütüte ciğer–köfte vesair ızgarası yapmakta olan bir seyyar erbâb–ı ticaretten yarım ekmek düremeçi tedarik etmemiz bir oldu. "Yahu perhiz" diyecek oldum, diyemedim; evet aziz kaarilerim, etin menşei meşkuk, tezgâh üfürükten fekat soğanlı köfte ekmek de pek leziz canım. Hani Receb Bey'in dedikodu etmeyeceğinden emin olsam, "ağzım değmişken buradan biraz da kokoreçin tadına bakalım" diyecek iken kendimi zor zapteyledim idi.
Biz böyle bir elimizde kağıttan ayran bardakı, diygerinde köfte ekmek düremeci olduğu halde ayaklı düğün alayı gibi Cim Bom teraftarı kaafilenin arasına karışaraktan bağıra–çağıra istadyuma dühul eyledik. Ne göreyim, saatlerden evvelinden istadyum kâmilen dolmamış mıdır? Lakin, yeri geldi tembih edeyorum; duhûl esnasında geçtiğimiz "turnike" nam cendereler tam bir azab cihazı gibidir; doğrusu yakışmayor.
Uzatmayalım azizler, zaten yer daraldı. "Ultıraslan" deyu tesmiye olunan Cim Bom taraftarları ne deye bağırayor iseler biz de dahi aynen öyle bağırup çağırdık lâkin Fenerbahçe aleyhine sarfolunan kötü laflara iştirak etmediğimiz gibi pek de ayıpladık idi; netekim Fener dahi o maçın hitamında şampeyonluğunu i'lan ile bizleri nihayetsiz kederlere gark etmiş bulunayor. Pek de dilim dönmeyor fekat kendülerine içim kan ağlayaraktan da olsa azim muvaffakiyetler dileyor ve tebriyk edeyorum; centilmenlik böyle iktizâ ettirir azizler; iycabında kan kusacak fekat "kızılcık şerbeti şurbettim idi fülan" diyerekten recüliyeti lekedar etmeyeceksiniz. Bilinsindir netekim.
Eyi oldu; Haci Bey, orta haf vaziyfesiyle çıkmış olmasına rağmen sık sık muhacim hattına kadar kıyam ederek iki adet nefis gol kaydetti. Iskor iki sıfır olucak, Samsun'dan intikal eden "Fener mağlub olayor" haberiyle neş'elenüb dört kol çengi oynamaya başladık ise de hevesimiz kursağımızda kaldı. Netiyce itibariyle biz dahi birkaç saatliğine de olsa Cim Bom iklimine karışub çocuklar gibi şenlendik idi. Daha da anlatır idim fekat kağıdın bobini çıkmış bilmem kaç yüz dolara; Zeman idarecileri "amanin iktisat" deye deye neredeyse kazatayı peşkir ebadına kadar küçülteceklerdir. Şu iktisadi bohran olmasa idi, görür idiniz fitbol müsabakası nasıl kıritik ediliyormuş fekat buyrunuz netekim yer bitmiş bulunayor.
Netiyce itibariyle Haci Bey'e ve aziz mihmandarım Receb Bey'e teşekkür edeyorum ey azizler!
Recai Güllapdan, Turkuaz, 10 Haziran 2001, Pazar
Bütün YazılarSonraki YazıÖnceki YazıWord Dosyası Olarak İndir| Başlık | Tarih | Mecmua |
|---|---|---|
| Küçüksuda gördüm sizi; Köfte-piyazdan bildim sizi! | 3 Haziran 2001 | Turkuaz |
| İrfan Bey'in nasıl pırovokasyona geldiği beyanındadır | 27 Mayıs 2001 | Turkuaz |
| Şuara takımını alnından kaşımak babındandır | 20 Mayıs 2001 | Turkuaz |
| Birkaç kaari meyiline alenen cevabımdır | 13 Mayıs 2001 | Turkuaz |
| Kaari kaaridir; muharrir de muharrir bilader! | 6 Mayıs 2001 | Turkuaz |
| Ey kaari ibretle bak: Akıbet kara toprak!.. | 29 Nisan 2001 | Turkuaz |
| Hiaayyt; işte meydan; çifter çifter buyurunuz netekim! | 22 Nisan 2001 | Turkuaz |
| Acaba şahsan ben bir "acan pırovokatür" mü idim? | 15 Nisan 2001 | Turkuaz |
| Ufak bir sosiyal tarih tahlilini havî bir mekaale–i müfîdedir; arz edeyorum! | 8 Nisan 2001 | Turkuaz |
| Yıkılmadık ey kaari; Ayakdayız çok şükürdür! | 18 Mart 2001 | Turkuaz |