Recai Güllapdan.net

Domestik muharrir olmanın faziyletine dair

Geçen gün kol ağızları ve yakaları eprimiş gömlekleri elden geçirip yazlık şekle tebeddül ettireyim kasdiyla Bezzaz Osman Efendi’nin mahdumu Terzi Coşkun Bey yeğenimin dükkânına oğramış idim.

Coşkun Bey evlâdım, “Recai Amuca, bu gömleklerin hayhayı gitmiş de vayvayı kalmış; neyçün yenilerini almayorsunuz” deyu gönülsüzlük gösterdi ise de, tabiatım iycâbı israfdan hazetmediğim içün, “Eskisi olmayanın yenisi olmaz Coşkun efendi; siz lutfen san’atınızı icrâ ediniz” deyicek çarnâçar gömleklerin yakalarını ters yüz eder iken lâf döndü dolaştı beynelmilel edebiyat mes’elesine geldi. İmdi deyeceksiniz ki, bir terzi kalfası nasıl olayor da bâhusus edebiyatta beynelmilel buudlar gibi hurde teferruat üzerine ileri geri konuşabileyor? Efendim bu Coşkun, evet vâkıa terzidir fekat, vaktiyle Edebiyat Fakültesinden mezun olmasına rağmen bir gönül dâvasından ötürü kahredib yıllarca berdûş gezdikten sonra nihâyetinde hanım hanımcık bir kızcağızla yuva kurup baba mesleğine avdet etmiş idi. Bilmünâsebe Coşkun, ekser edebiyat mezunları gibi edebiyattan nefret getirmek ne kelime, tevâzuundan ortalıkta görünmeyen bir edebiyat mütehassısı sayılsa sezâdır!

İmdi deyor ki, “Recai Bey amuca; sizin mekaalelerinizi takiyb edeyorum fekat üzüleyorum zira bu emsâlsiz mekaalelerin sadece bir kısım Türk okuyucusuna hitâb edeyor olması insâfa ve mâşerî vicdâne mugayirdir. Bu kıymetdar mekaalelerin sırf Türkçe lisânında kalması, yetmişiki milletten sair nev’i beşerin istifade edememesi mânâsına geleyor, yazıktır felân fülân!”

Mes’eleyi o’ssaat şöylece zihnimde gaayet serî bir şekilde kolaçan ettim; e, çocuk haklı bilâder! Evet, bir kısım Türkçe bilen kaarî-i güzîne zerre mikdarınca olsun faidemiz dokanmaktadır fekat farzımuhal Rumca, Farsça, Rusça, Hindçe, Arabça, Felemenkçe’den gayrı lisan bilmeyen sair beşer aksâmının bu harîkulâdeliklerden haberdar olması daha eyi olmaz mı idi bakalımdır?

-Valla yeğenim eyi olmasına eyi olurdu velâkin gördüğün vechile ben bir garib âdemim; vâkıa bütün nev’i beşerin alayının birden tarafımca irşâd olunarak ihlâs ve kâmil iymân noktasına gelmesi de yabana atılır bir fikir değildir, fekat...

-Fekatı var mı Recai Bey amuca; müsaade buyrunuz derhal derhal ecnebî lisânlara vâkıf arkadaşlara müracaat iderek eserlerini tercüme ettirelim; hattâ ve hattâ Fârisi lisânına tercemeyi bizzat ben deruhte edebilirim.

Bu esnada gömleğin biri tamamlanmış idi, onu evire çevire muayene ederken sitem makamında dedimdi ki,

-Evlâdım sağol, bırakmadın ki lâfını ikmâl edeyim.

-Aman estağfiralluh efendim, affedersiniz, heyecanlanmış idim de ondan olsa gerektir...

-Mühim değil; fekat mes’ele şudur ki bu fikir evvelâ nefse hoş görüneyor ise de, benim bizzat şahsan öyle bir emelim bulunmamaktadır. Binaenaleyh her millet ve her kavim, kendi Recaisinden istifâdeye baksa daha eyi olacaktır kanaatindeyim.

-Fekat Recai Bey amuca, yeryüzünde yüzlerce kavim mevcut; bunların her biri sizin çap ve kâ’bınızda bir Recai’yi nereden bulabilsindir; muhâl ihtimâl nokta-i nazarımca...

-Hâşâ; öyle demeyiniz Coşkun Bey evlâdım deyu cevap verdim. “Cenâb-ı Hak her kavme kendi lisânı üzre bir iykazcı halketmiştir. Kara taşın altındaki kara karıncanın rızkını gözeten Rabbim, kullarının hangi vâsıta ile ve nasıl irşâd yolları bulacağını da elbette takdir buyurmuştur. Her ferde düşen şahsi vaziyfe ise kendi kavminin Recai’sini arayıp bulmaktır. Binaenaleyh bu mesele nefsime gîran göründü. Öteki gömlek de bitti mi acebâ?

Coşkun me’yus oldu ise de şol izahatımdan sonra hakkımı teslim etmek nezâketini de göstermekten geri kalmadı. Ücretini takdiym ile dükkândan çıkar iken elime davrandı ise de şiddetle mâni olup ücretini cebine sıkıştırdıktan sonra fakiyrhanenin yolunu tutuverdim idi.

Ben onu bunu bilmem azizler; domestik kalmak evlâdır zannımca.

Recai Güllapdan, Kitap Zamanı, 4 Haziran 2007, Pazartesi

Bütün YazılarSonraki YazıÖnceki YazıWord Dosyası Olarak İndir
Bu Yazıdan Önceki Son 10 Yazı
Başlık Tarih Mecmua
'Halt etmek' tâbirinin mazmûnuna dair irşâdımdır 7 Mayıs 2007 Kitap Zamanı
Bu Hasan Aga'dan her mahalleye lazım be yav! 3 Nisan 2007 Kitap Zamanı
Cây-ı âsâyiş değildir âdeme mülk-i cihân 5 Mart 2007 Kitap Zamanı
İlle de kenar süsü, ille de kenar süsü! 5 Şubat 2007 Kitap Zamanı
Mübarek deve ile bir kısım kazatacı takımını mukayese etmem; zira develer indimde daha âlî ve müce 1 Ocak 2007 Kitap Zamanı
Niyçün derviş olamayacağım beyanındadur 4 Aralık 2006 Kitap Zamanı
Nobel mükafatı heyetini nasıl döğdüm idi? 27 Ekim 2006 Kitap Zamanı
Ben dahleylemeyorum aziz müddeiumumi, romanımın kahramanı ağzını bozayor! 2 Ekim 2006 Kitap Zamanı
'İlle de Realizm' diye tutturanlara hitaben derim ki, buyrunuz bakalımdır! 4 Eylül 2006 Kitap Zamanı
Olan marpuca olmuştur ey azizler! 7 Ağustos 2006 Kitap Zamanı
Arama - Bütün yazılarda arama yapayım
:
Muhbir - Yazı eklendiğinde haberim olsun
:
Valid XHTML 1.0 StrictValid CSS!Opera Friendly!Firefox Friendly!Netscape Friendly!Internet Explorer Friendly!Valid RSS 2.0